Cozumlemeler 03, 04, 05
Shepherd's Dog

Anatolian Contact

Türkçe Çoban

Akbas  (Akbash) and Kangal Facts

Anatolian Articles

Anadolu Makale 02

Choban Articles

Links

Anatolians

Yoruk Photos in Turkish Villages

Çobanlamalar 030405

Baska Pencere

Anatolians

Akbaslarin Aki 03

 

Akbaslarin neden ak olup da boz ya da kara olmadiklari hic merak edilmis midir? Hayir merak edilmemistir. Oylece, soylendikleri gibi kabul edilmislerdir.

Akbaslarin bozunun olmasi olasiligi var midir? Tabii ki, cunku akbas ak renkli itlere verilen bir addir, bir irkin adi degildir. Akbas Yoruk itlerinin ak donlu olanlaridir. Yoruk itlerinin her rengine rastlanir, cunku cobanlar uretimde rengi degil, ise yararligi onde tutmuslardir.

 

Konya'da da bazi surulere Akbas itinin koycilik (koyunculuk-cobanlik) ettigini biliyoruz. Bir yanda Akbas, bir yanda Karabas.  Bu arada kimi kimselerin melez dedikleri ala itler bu konulardaki tartismalara katilmadan gayet etkili bir bicimde koyunculuklarini surdururler, cunku suru kurkteki renk ile gudulmez. Akbaslarin bu alalarin, alalarin da bozlarin uzantilari oldugu gayet kolaylikla dikkatlerden kacar.

  

Akbaslarin ak olmasina kim karar vermistir?

Bu karar A.B.D.'de verilmis Turkiye'de kendilerini yetkilendirmis kisi ve kurumlarca kabul edilmek durumunda kalinmistir. Akbas yerine Eskisehir adinin verilmesi bile yanlisi duzeltmez cunku bu ak itler az once belirttigimiz gibi sadece Yoruk koyci (koyuncu) itlerinin ak renkli olanlaridir.

 

Ankara kedisine ne demeli? Ankara'nin midir o gercekten? Oyle ise Ankara'nin sokaklarinda gorulur mu? Ak midir gercekten? Karasi yokmu dur? Dogrusu karasi da vardir, tekiri de, sarmani da. O gunlerde aklasmasi icab etmistir gunun kosullarina gore.   Bir soylentiye gore Gazi'nin bir sozu uzerine Ankara Hayvanat Bahcesi aklari uzerine yogunlasmistir. Diger renklerin varligi Amerika'nin ileri gelen kedi derneklerince kabul gormustur .

 

Ankara Tavsaninin karasi da bozu da vardir. Hem Turkiye'de Isparta, Kayseri gibi sehirlerimizde ticari olarak uretilirler hem de yurt disinda, Almanya, Ingiltere, Fransa ve ABD'de.

 

Ankara Kecisinin  bizim bildigimiz aki disinda, karasi, bozu, ali ve lekelileri vardir ve Avustralya'dan Amerika'ya kadar her yerde uretilirler ve bilinirler ama bizde onemsenmezler.

 

Peki neden bu renk bollugu sozkonusudur? Anlatalim:

 

Peki yukaridaki ak bildigimiz hayvanlarin diger renkleri olur da Akbasin, su ki Yoruk itlerinin niye olmaz? Dogallikla olur, cunku olmamasi kalitim bilimine aykiridir. Neden Turk bilim adamlarinin cikip da bu konuda aciklama yapmadiklarini kendilerine sormak gerek.

 

Kalitimbilimde, dirimsel (biyolojik) cesitlilik diye bir kavram vardir ve hayali degildir. Genis gen havuzlarini renklere ya da arzulanan ozelliklere gore duzenlemeye basladiginizda, havuzcuklar olusur ve kirlenme hizlari artar, bu da beraberinde zayif ve hastalikli nesilleri getirir. Havuzu kucultup, siglastirmanin mantigi acik degilse de tek olasi aciklama olarak siyasi ya da cikara iliskin nedenler gelir. O konuya burada ilismeden de anlatilmak istenen anlatilmistir.  Dort nesilde "Kapkara" adli yeni bir coban iti yaratmak uzman bir kalitim bilimci icin cocuk oyuncagidir. Ama bu irkcilik degil 'basmakalip irkcilik' olurdu. Hem islev olarak anlamli bir sonuc getirmez boyle bir uretim hem de tarihsel olarak dayanaksizdir. Evet kara coban itleri vardir, aklari ve bozlari gibi ama, hayali olarak yalitilmis ulasilmasi guc daglik bir arazide degil. Itlerde, hele Anadolu'nun coban itlerinde temel renk bozkurt rengi olup, bu renk uzerinden cesitlenmeler olusur. Bozkurt rengi (aguti) icinde ak, kara ve sariyi barindirir. Bu renklerin mukemmel bilesiminin sonucuna 'boz' (aguti) denir. Bu neden ve, Anadolu coban itlerinin dogal itler olmalarindan oturu degisik renklere rastlanmasi dogaldir. Bu bilgiye dayanarak, belli renkler lehine secim yapilarak belirli altturler olusturuldugu dusunulse de, aslinda olusturulan, renklere gore taksimdir. Bunun irk belirlemek ve olusturmakla hic bir ilgisi yoktur.

 

Yukaridaki aciklama, Anadolu'daki tum itler birbirlerinin aynisinin tipkisi olup cesitlilik gostermedikleri anlamina gelmez. Anadolu'da her bolge itleri bir sekilde diger bolge itleri ile ilintilidir ve ayni zamanda her bolge iti kendi farkliliklarini tasir. Bu baglamda,  'Anadolu Coban Iti' adi Anadolu'daki pek cok kanin varligini, adi itibariyle kabul etmemis olur. Her ne kadar Amerikan Anadolu Coban Iti Dernegi' kara disinda tum renkleri, uzun ve kisa killi coban itlerini taniyorsa da, Kafkas itlerinin tanidigina iliskin bir ifadeleri yoktur. Tanisalar da Kafkas itleri ile Orta Anadolu itlerininin tamamini ayni kefede degerlendirmek, Karayaka koyunu ile Kivircik koyununu ayni koyun kabul etmek gibi olurdu. Koyunlarin kendi iclerinde yapi ve renk ayriliklari oldugu gibi itlerin de olacaktir. Burada gozden kacirilmamasi gereken nokta, her iki ayri hayvanin uretilmesindeki kistaslardir. Itlerde ciftlesme koyunlardakine gore cok daha serbest ve dogal olur ve bir kancik pek cok erkekten gebe kalabilir iken, koyunlarda, suruye koc katma usulu vardir ve uretimdeki denetim itlere gore daha sikidir. Bu sikilik renk ve yapiya iliskin cesitliliklerin kolayca sinirlandirilip, yonlendirilebilmesine olanak saglar. Bu nedenle itlerde renk ve yapi cesitliligine daha sik rastlanir. Yurtdisindaki Kangal ve Akbas derneklerinin irklarin belirleyici ozelligi olarak karabaslik ve akbedenliligi one cikarmasi da ayrica oldukca sinirlayici ve yapay kisitlamalardir.

 

Van ya da Erzurum'un itleri Nigde ve Maras'in itleri ile bir sekilde akrabadirlar ama onlardan farklidirlar da. Peki bunlar farkli irklar midirlar? Anadolu itlerinin gucu ve hos tarafi, irklasmamis olmalarindan kaynaklanir. Bu itler farkli irklar degildirler, cunku Anadolu'da Avrupali anlamda irklar yoktur ve olusturulmamistir. Bu itler farkli kanlardir ve bu farkli kanlar, farkliliklari korunarak ama aralarina duvar cekilmeyerek, yollarina devam etmelidirler. Bu demektir ki, nasil Morkaraman, Akkaraman, Daglic, Karayaka, Kivircik, Ivese, v.b. koyunlar varsa ayni baglamda da bolgelere ozgu coban itleri de vardir. Farkliliklar yokedilmeyip desteklenmeli ama altkumeler arasinda dogal kan aliverisi oz ozelliklerin bozulmasina firsat verilmeden korunmalidir. Avrupa ya da Amerika'nin taklidi olmak Turke bir sey kazandirmayacagi gibi, bu koklu degerlerin yikimina yolacacak ve uzun vadede tarihin bize sundugu nice kanit ile belgelenebilecegi gibi kaybettirecektir.

 

Akbasin ayri bir irk olarak varligini saglam bir zemine oturtmadan once onunla Kangal Akyaka arasindaki farklar enine boyuna ortaya konulmalidir. Akbasin Yoruk itlerinin renk turevi olmadiklarini savlayanlar kesin sonuca gitmeden ve Kuzey Bati Anadolu'dan koklendigi ya da orada bulundugu savlarini sonuclandirmadan once, Kamuran Gurunun Ermeni Dosyasi adli kitabinda gecen su ifadeleri ciddiye almalidirlar: "Bir Hititolog ve arkeolog olan Hrozny sunlari yazar: Frikyalilarin, Traklarin, Misienlerin ve onlarla birlikte aralarinda Ermenilerin de bulundugu diger Balkan milletlerinin, Illiryalilarin tazyiki altinda Kucuk Asya'ya gecisleri ve Hitit Imparatorluguna son verisleri I.O. 1200'lere dogrudur". Bu ne demektir. Bu demektir ki Anadolu bir gocler yatagi ve de koprudur ve de gocler herzaman dogudan batiya dogru olmamistir. Akbaslar batidan getirilmis olabilirler, cunku batida ornekleri vardir. Batidan gelen itler daha sonra dogudan gelenlerle belli oranlarda karismis olabilirler, ama bunlar tarihsel verilere dayali yorumlardir. Dogallikla sadece renklere bakarak, "oyle ise ak olanlar batidan gelmis olmalidirlar" da gayet kolayci bir sonuctur. Burada  yapmaya calistigimiz, tum olasiliklara gozatmaktir. Bugun elde olan, Eskisehir Afyon bolgelerindeki akitlerin diger don ve renkteki itlerle birlikte goruldukleri ve ayni batinda, karayaka kangaldan bozyakanin, bozyakadan akyakanin cikabilmesi gibi,  degisik renkte eniklerin doguyor olmasi olup, ve bunlari bulunduran insanlarin yoruk kokenli olmalaridir.

 

Baska bir deyis ile "Akbas"i ayri bir irk olar kabul ettiginizde onun Anadolu'ya Avrupa'dan gelmis olabilecegi olasiligini bilmeyerek hesaba aliyorsunuz demektir. Almazsaniz boyle bir irkin neden Eskisehir'e ozgu ve Turk kokenli oldugunu cok elle tutulur kanitlarla desteklemeniz durumu ortaya cikar kendiliginden. Avrupa kokenli olmasinda rahatsiz olacak bir durum olmamasina ragmen, Anadolu'daki yayilimlari esliginde kalitimbilimi devreye sokarsaniz onun Yoruk itlerinin ak donlu olani oldugu daha kolayca gorulur.  

 

Burada eklenmesi gereken bir ara nokta da, Akbaslarin tazimsi yapida olduklari iddiasidir. Bu iddia, Amerikan kaynaklidir. Yoruk itleri bir kangal kadar kalin yapili olmasalarda, tazimsi olduklarini soylemek safsatadir. Gelismemis, ince yapili bireyleri yalitip, hatta gerektiginde tazilarla ciftlestirirseniz tazimsi yapili olmalari dogaldir. Gayet kalin yapili hatta tiknaz olanlarina rastlamak olasidir. Amerikan derneklerinde kayitli sozde Akbas irki itlerin ortak ozellikleri ak olmalaridir. Kimi kisa kimi kaba killidir. Kimisi akyaka kangal gibi mastifsi ozellikler gosterirken, kimisi tazi yapilidir. Anlasilan nereden olursa olsun Anadolu'dan toplanan akitler, Amerika'da masa ustunde tanimlanmislardir. Bu Afrika haritasinin birinci ve ikinci dunya savaslarinda masa ustunde cizilmesini animsatir. Dogal, goreneksel ve yontemsel sinirlar gozonune alinmadan saptamalar yapilmistir. Eskisehir ve cevre illerinin itleri akbas olarak adlandirilirken, Corum'un akitleri ne ad alacaklardir? Mugla ve Aladaglar yoruklerinde gorulen akitler nereye yerlestirileceklerdir? Siirt'te  de gayet yuksek ve saatte 65 km hiza erisebilen akitler vardir (1987 yilinda Anakara Universitesi'nden Veteriner Gurkan'in tesbiti), bunlarin akibetini de Amerikali "uzmanlar'a mi birakilacaktir, yoksa ulke genelinde varolan fantik egilimlere ara verip, salim kafa ile eldeki veriler gozden gecirilecek midir? Yine belirtmekte fayda vardir ki, akitler, gerek Eskisehir'de gerek Kutahya'da gerekse Aladaglar'da diger renk itlerle bir arada gorulurler ve renk ile saflik ya da irk farkliligi arasinda bilimsel anlamda bir iliski sozkonusu degildir.

 

Bu yeni tanimlar batidaki adlandirmalar dikkate alinmadan, Anadolu'nun kosullari gozonune alinarak, bolgesel, iklimsel ve islevsel veriler esliginde yapilmadir, cunku Turklerin kendi degerleri icin batiya hizalanmalarinin sacmaligi ortadadir. "Mal Turk'den ad, yabancidan" gibi bir zihniyetin izlenmesi, malin da uzun vadede Amerikanlasmasina ya da kuresellesmesine yolacacaktir.

 

20 Subat 2004  Guvener Isik

 


Anadolu Kafkas Coban Itleri 04

 

Koyunlari nasil aniyoruz? Kangal koyunu disinda hepsini kendi ozelliklerine dayanarak adlandiriyoruz. Kangal koyunu aslinda bir Akkaramandir. Sivas'a ozgu bir altture donusmus olabilir, ama bu konunun ayrintisina inmek su an icin gereksizdir. Buradan yola cikarak bundan boyle Morkaraman icin Igdir Karamani mi denmelidir yoksa, Sarikamis mi, Bitlis mi  yoksa Bayburt mu?  Akkaraman icin ne denebilir? Sivrihisar/ Eskisehir koyunu mu, Kutahya mi yoksa Erciyes koyunu mudur?

 

Daglic ise Sakarya nehrine istinaden, Sakarya olarak adlandirilabilecegi gibi, tum Ege'de goruldugu gibi herhangi bir sehrin adiyla da anilabilir bundan boyle. Siyasi egilimlerin ne oldugu onem tasir o anda. Kivircik kimindir, Bursalilarin mi yoksa Edirnelilerin mi? Ya Ogese/Ivese, o artik Awasi adi altinda Israil koyunu oldu, o da Urfa koyunu olabilirdi pekala. Kara Sigir, Karaman'dan cikmis olabilir mi? Cikmadi ise de onu da baska bir sehre mal edebiliriz, kasabalari, siyasi nedenlerle sehir yapar gibi.

 

Kangal itine Kangal denir ama Akbas itine  Sivrihisar- Eskisehir ya da Kizilcahamam-Ankara denmez. Kangal itinin en iyi orneklerine Konya Haymana'da ve Karaman'da  da rastlanirken, Kangal Kangal'da nasil saptanmistir? Konya da koyunculuk merkezlerimizden biri degil midir?

 

Guney Kafkasya ya da Kuzey Dogu Anadolu, morkaraman koyunlarinin koycisi Kafkas itleri nereye duser yukaridaki baglamlarda? Nasilsa Amerikali uzmanlardan bir bolumu, bu toplu it kitlesine de bir ad bulunmustur: Kars Iti. Zihniyet merkeziyetci ama goreli olarak. Hic olmazsa bolgelere gore merkezler secilebiliyor. Eskisehir ve bolgesine haksizlik oluyor. Kangal var, Kars var hani Eskisehir? . Guney Kafkasya itleri her donda, her renkte goruldukleri icin bir karabas demek zor, akbas adi kullaniliyor, mor karamandan yola cikarak, morbas denebilir mi? Her rengi olduguna gore, renk adlari ile gideceksek eger, "Potbori Iti" en uygun ad olurdu.Ama "Kars, sirin, tarihi gecmisi olan bir kentimiz, Kars olsun" denilse de Kars, Ardahan ve Igdir cevresinde Tuj koyunu da yetistirilir morkaramana ek olarak. Acik donlu kafkas itlerine Tuj iti adi da gidebilir. Kulaga da iyi geliyor. Ayni bolgede ve ozellikle Artvin'de Hemsin, ile Dogu Karadeniz illerinde Karayaka adli bir koyun daha yetistirilir. Tum bu bolgelerin de kendi coban itleri vardir ve hepsi Kafkas turevidirler.

 

"Kars iti" adi A.B.D.'de, Dogu Anadolu bolgesinin, hem tarihsel hem de cografi olarak Kafkasya'nin parcasi oldugunu gozardi eden bir tavirla verilmistir. Bu itlere, bilimsel ve tarihsel olarak takilabilecek en adil ve dogru ad "Kafkas Koyci/Coban Iti" olabilir. Bu adlandirma, hic bir Dogu Anadolu ilinin dislanmamasi demek olacaktir, cunku Kafkas itleri pekala Agri ve Van'da da gorulurler. Kafkas adi komsu ulkelerle olan tarihsel, toplumsal ve kulturel baglari da icerecek bir addir. Kendimizi dar ad ve adlandirmalar icine sikistirmak, ilgili konunun varsilligini bicer.

 

Orta Asya'da yapay bir sekilde Turk Cumhuriyetleri yapilmasi surecini animsayiniz. Yapay cumhuriyetler, yapay sinir, alfabe ve uygulamalari da birlikte getirince, ayni dili konusan insanlar birbirleriyle iletisim kuramaz oldular. Oysa onlar ve biz ayni alfabeyi kullaniyor olsaydik, bugun Yasar Kemal'in kitaplari Azerbaycan'da, Kirgiz Aytmatov'in kitaplari ceviriye gerek olmadan  kolaylikla Turkiye'de okunabileceklerdi. Bu daha buyuk bir pazar demenin yanisira daha canli gelenek ve gorenek degisimi anlamina da gelecekti. Simdi ayni yapay parcalamalari bolgeler icinde uygulamak gayet mantiksiz ve aci bir tavir olar kendini gostermektedir.

 

Bugun Kafkas itlerini Ruslar sahiplenmislerdir, bu itler Rus kokenli olmamalarina ragmen ve bu itler dunya capinda taninmaktadirlar. Anadolu kafkaslarinin onlara olan goreli ustunlugunun alti cizilerek ayni ad altinda tanitilmalarinin kolayligi aciktir. Turk kafkas itlerinin ustunlugu, gelistirilmek adi altinda, Avrupali itlerle henuz karismamis olmalarindadir. Rus kafkaslari, Newfounland ve St Bernard gibi iri yapili batili itlerle melezleyerek donulmesi zaman alacak, istasyon uretimi gibi bir yozlastirma surecine sokulmuslardir. Yerli kafkaslarin tamami, bulunabilecek en dogal ve saf hallerinde Rize'den Van'a kadar olan bolgede etkin olarak koyunculuk ve kecicilikte kullanilmaktadirlar. Bu oldukca onemli bir ustunluktur. Ustunlukten daha onemli olan gayet degerli ulusal degerlerden olmalarindan oturu, ezbere bir milliyetcilik ve bilimselcilikle degil, akilci bir yaklasimla degerlendirilmelidirler. Unutulmamalidir ki sinirin ote yakasi Ermenistan'dir ve orada da Kafkas itlerinin cok iyi orneklerine rastlanmaktadir. Ayni ite Ermeniler de Ermeni iti diyebilirler. Gorulebilecegi gibi siyasi tanimlar ve adlandirmalar gercegi yansitmaz zorunlu olarak.

 

Bu itleri batiya uyarlamak gibi gereksiz calismalara girmektense, bu itlerin dogal olarak bulunduklari bolgelerde degerlenmeleri ve anlasilmalari icin, diger it irklarina olan yerel ustunlukleri one cikarilmalidir. Medya malzemesi olan diger iki sozde ya da tartismali irklar olan Kangal ve Akbas'in bu bolgelere getirilmesi ozendirilmemelidir.

 

Yapay adlarda israr neden? Italyan akitlerine Marmemma, Polonyali Tatra, Macar Kuvaz (ki bunlar ozunde ayri ulkelerdeki kucuk farkliliklarla ayni itlerdir) diyor diye Tutkiye'deki akitlerin de renge dayali bir ayrimciliga gidilerek akbas adi altinda turlestirmelerindekith siglik gayet aciktir. Ayni sekilde Kafkas adi kapildi diyerek, kapilmayan ilk uygun adi almak, bir urune ad koyma yarismasini cagristiriyor. Kars iti adinda israr ediliyorsa hatirlatmak gerekir ki Kars koyunu diye bir koyun yoktur. Kars koyunun olmadigi bir yerde Kars iti ne isler? Dar anlamda bolgesel adlar vermek gerekiyorsa itlere, ki gerekebilir ve ama aslinda su asamada gereksizdir; o zaman, Herik iti (Amasya cevresi), Karayaka iti (Sinop, Trabzon arasi), Tuj iti (Kars, Ardahan, Igdir), Morkaraman iti ( tum Dogu Anadolu), Kivircik iti (Trakya bolgesi ve Marmara). Bir koyuna Akkaraman yerine Kangal koyunu, ama digerine Erzurum koyunu yerine morkaraman demek ardinda bir mantik aramak gerekir mi? Hayir cunku yoktur. Aciklama getirmek bu adlandirmayi mantikli kilmaz.

 

Bugun  Artvin dense, it anlasilmaz, Cal, Baklan, Maras dense de it anlasilmaz, ama Kangal denilince it anlasiliyor, Akbas denilince Eskisehir anlasilmiyor. Goruldugu gibi mukemmel bit tutarsizliklar yumagi var onumuzde. Ezbere ad vermek adalet, mantik, bilim, toplum, islev gibi pek cok acidan yanlistir.

 

Turkler Anadolu'ya geldiginde tabii ki yerli halklarin, koyunculukta kullandiklari yerli ya da daha once gelmis coban itleri vardi. Dogan Avcioglu'nun Turklerin Tarihi kitabina gore Turkler Anadolu'ya yerlesmelerini tamamladiklarinda,Anadolu halkinin %16'sini olusturuyorlardi. Iste bu nedenle hem Yoruk itleri diye tanimlanabilecek bir it kumesi hem de yerli itler olarak adlandirilabilecek, Kars degil ama Kafkas ve Gercek Kangal (mastiff yapili) itleri mevcuttu.

 

Yorukler nerede ise itleri de orada oldugu, bulunduklari yer neresi olursa olsun "yurt" oldugu gerceginin yanisira, Kars sehir olarak tarihte yeralmaz iken, Kafkasya bolgesinin mevcudiyeti de bir baska gercektir. Buradan cikarimsayabilecegimiz sudur: Bazi degerler onlari ureten insanlarla, diger bazilari ise o degerleri barindiran topraklarla anilirlar. Ornegin Ermenistan tarihsel olarak Ermenilerin yasadigi bir yerin adi degildir. Ermenistan bir bolgenin adi olup orada yasanlara Ermeni denmistir.

 

Burada araya sikistirilmasi gereken sorulardan biri sudur: Kafkas itleri neden ihmal edilmislerdir. Kimler Kangali yogun bir sekilde tanitma surecleri sirasinda Kafkaslari ihmal etmistir? Ikincisi akbas adi ile piyasaya surulen yeni irk Kangala gore neden daha az tanitilmistir ve kim daha az tanitmistir? Ucuncusu kangal neden bas rolu oynamaktadir, cunku diger iki kumeye ve bilinmeyen tum Anadolu itlerine karsi tanimlanmasi guc bir ustunlukleri mi sozkonusudur ve bu ustunlugun cografi sinirlari Sivas ilini icerecek ve adeta sinirlayacak sekilde gizli bir el tarafindan mi cizilmistir ve bu siralamayi duzenleyen kimdir?

 

Yukaridaki sorulara cevaplar olsa da olmasa da, ilk yapilmasi gereken sey, itleri koyunlar gibi bolgeler ya da iklimlere gore ana kumeler altinda toplamak, sonra da, ardindan da koyun adlariyla eslestirmektir. Baska bir yaklasim da onlari, yetistiricileri olan toplumlarla anmaktir, ornegin Yoruk itleri gibi. Bu asamada Kangal adi kendini bir yerde, bir cekince ile onaylamis olacaktir, o da en iyi Kangal orneklerinin Kayseri'den cikmasi durumunda "Kangal" adinin hukmunun sarsilip sarsilmayacagidir. Bu nedenle, ayrintili calisma ve siniflamalar yapilincaya kadar, tum bu itleri iclerinden ciktiklari bolgeler ile anmak en guvenli yol olacaktir.

 

Subat 16 2004  Guvener Isik

 

COZUM ANADOLU 05

 

Bu yazi dizilerinden hicbirinde siyasi olarak dogru olmak gibi bir kaygi tasinmamistir. Bu yazilar herhangi bir dernegin uygulama ve fikirlerini desteklemek niyetiyle de kaleme alinmamistir. Bir sayfada bir dernek, digerinde baska bir dernek ile uyumlu dusunceler dile getirlmis olmasi, dogru nerede ise, dogrular hanesine yazilmasi gerektigine inanildigindandir. Konu ile ilgili bazi onde gelenlerin adlari konuya aciklik getirilmesi amaciyla kullanilmistir. Bu yazilar kisilerin ve derneklerin kisiliklerinin cozumlemesi

olarak degil, itlerin durumunun cozumlenmesi seklinde ele alinmalidir. Benzer sekilde asagidaki yazi da ayni tarz ile yazilmistir.

 

Turk ulusu ne coban kopegi diye bir irk bilir ne akbas, ne Anadolu coban kopegi, ne de Kangal.Ya da en azindan yukaridaki adlarla bilinmezdi diyelim.. Coban kopegi bilinir ama irk olarak degil. Yukaridaki itleri irklastirmadan once tum Anadolu'ya gozatilmasi yararli olurdu. Kangalin her renk olamayacagi dusuncesi irkci batililarca Turkiye'ye sokulmustur. Cobanin belli bir rengi yeglemesi ancak iyi is goren itler arasindan olur. Coban sadece rengine bakarak secim yapmaz. Kangal ili ve ve genis cevresinde renge iliskin keskin kistaslar yokiken varedilmistir.

 

Kangal ve cevresine ozgu bir itin varligi yadsinamaz. Bu belli bir beden ve mizac yapisina sahip itin varligi, gozle gorulur bir gercektir. Turkler beden ve mizac yapisini acik bir sekilde saptayip, renk salinimlarini reddetmeye Amerikali akil hocalari esliginde son verdiklerinde, Kangal itine iliskin guclu bir birlige sahip olacaklar ve korunmasina iliskin sonraki asamalara gecebileceklerdir.

 

Anadolu buyuk ve degisik iklim cesitliliklerine sahip olan bir yarimada oldugu icin Coban kopegi diye tek bir irk ya da kanin varligi sozkonusu degildir. Degisik bolgeler degisik nedenlerle degisik coban itleri beslerler. Kangaldaki renk konusundaki dogmatikligin getirdigi, sadece renk yuzunden ortak ozelliklerin gorulmesinin engellendigi dar gorusluluge dusmemek icin farkliliklari da gozartdi etmek de bir baska dar gorusluluk ve kolayciliktir. Anadolu coban itleri vardir, bu gercek yadsinamaz, ne var ki tamami bir irk olarak ortak ada indirgenemez. Ayni sekilde Anadolu koyunlari da vardir ama altturleriyle birlikte.

 

Ingiltere gibi bir ulkede 50 cesit it irki varken, ondan birkac kez buyuk ve tarihi daha eskilere giden bir ulkeye 5 tur cok degildir. Irk demiyorum, cunku irklasmanin kosullari vardir. Turkiye'nin coban itleri, insani gibi cesitli ama birbirlerine icice gecmis durumdadirlar. Turler arasi gecici kan aliverisleri asil topluluktaki ozellikleri bozmaz, gelen kan iyi ise tersine canlandirir. Turk itleri dogal olduklari icin "irk"sozcugu yerine "tur" ya da "kan" sozcugun kullanimi bu itlerin aciliminda yardimci olacaktir, cunku "irk" dendigi anda irklastirma kaygilari da beraberinde gelmektedir. Anadolu'da irklastirma kaygisi hic bir zaman olmamistir. 

 

Bu konuyu cozumlerken ak ya da kara diye degil de, boz ve golgeleri diye bakmak sarttir, cunku hic bir Anadolu turu keskin oncullerle belirli bir tarihte uretmek adina uretmek niyeti ile devreye sokulmadi. Bilinmeyen zamanlardan bu yana yavasca ve sabirla yogrularak sekil aldi.

 

Tum teriyeler ayni irk olarak anilmaya baslandigi zaman Kangalin da varligina karsi cikilabilir. Kangal ya da Akbasin ne oldugu tam olarak belirlendigi zaman da Anadolu Coban Itlerinin degil ama itinin varligina karsi cikilabilir. Eger degisik gruplar bosvakitlerini degerlendirmek icin gundem yaratip birseyler basarma duygusunu tatmak icin bu girisimlerde bulunuyorlarsa bu onlarin bilecegi bir seydir. 

 

Gercek olan tum bu konularin, bu itlerin gercek sahipleri olan cobanlarca degil, sonradan bunlari edinenlerce yaratildigidir. Bu hem Anadolu Coban Kopegi grubu hem Akbas hem de Kangal gruplari icin gecerlidir.

 

Ben bir koye itler ile ilgili bilgi almaya gittigimde, sadece gozler ve dinlerim. Sorular dikkatlice ve belli bir beklenti sormadan dogrultulabilirse yansiz yanitlar alinir. Belli bir hayali ya da ideolojiyi desteklemek icin soru sorarsaniz, cogunlukla duymak istediklerinizi duyarsiniz. Neden derseniz, cevabi kulturun yapisinda ve isleyisindedir.

 

Kanimca Kangal ve Akbas dernekleri ve ilgili it adlari, Turkiye'deki bazi ondegelen kisiler kullanilarak  ortaya surulmus ve yayginlastirilmistir. 1970'lerde Turkiye'de herhangi bir it dernegi olmamasi nedeniyle, o yillarda Turkiye'nin belli bolgelerinden goturulen bazi coban itleri temel alinarak, "Amerikan Anadolu Coban Iti" adli bir dernek, 1970'de Amerika'da kurulmustur. Her iki grup da gercegin uclarindan tutmus cekistirmektedirler. Her ikisi de beli konularda bazi gercekleri dile getirmektedirler ama gerceklerin icine serpistirilmis bir o kadar da dogmatic degerler siritmaktadir.

 

ACI adi verilirken Turk itlerine, bunun hangi bolgeleri kapsadigi belirtilmemis ve saglikli bir tanimlama icin tum Anadolu taranmamistir. Ayni sekilde Kangal adi verilirken de Kayseri ve Erzincan bolgesi itleri dikkate alinmamistir. Bu adlar aceleci bir tavirla saptanmislardir. ACI dernegi renk tanimlamasinda "sirtlan" i alirken, karayi almaz. Amerikan Kangal dernegi, KDCA de ak ve sirtlan ya da ala donlari kabul edilemez renkler olarak gorur. Turkiye'deki bazi Dogan Kartay, Aral Altay gibi ciddi Kangal uzmanlari ise ak, sirtlan ve kara renkleri kabul ederler! Alalarin kabul edilmemesinin nedeni hem keyfi hem de kalim bilgisine iliskin cehalettir.

 

Ornegin Kangal dernegi Karabaslilik ozelligini bir kosul sayar, ama bu arada ak pence, kuyruk ucu ve gogusler gormezden gelinir (bu lekelerin anlami ve kalitimbilimince getirilmis aciklamalar baska bir yazida gerekirse ele alinabilir) . Bu ozellikler Anadolu'da kimseyi rahatsiz etmedigi gibi bazen iyi ozellikler olarak ta ragbet gorurler. Acimasiz bir eleme ile on nesil sonra tamami kara tirnakli itler Kangal olacaktirlar ve bu ozellikler yillar sonra Turkiye'ye ve dunyaya dayatilacaktirlar. Akbas adli iti diger renkteki Yoruk iti kumelerinden yalitip, yalitilan it toplulugunun uzun vadede yok olmasina yok acilacak, bu kumeye katilan Akyaka turu mastif agirlikli ve aslinda Kangalin bir renk turevi olan itlerle kurtsu kafali itler ayni potada eritilip renge dayali bir tur olusturulacaktir. Bu akbas dernegi ancak Anadolu Coban Iti derneginden gelen akitlerin toplandigi bir renk dernegine donusecektir. Anadolu Coban Iti grubu ise Anadolu'nun belli bolgelerinden toplanmis itleri, tum Turkiye it topluluklarini gozardi edip, kendi icinde yogurarak kendi coban kopegi turevini olusturacaktir. Bu yapilmisken, buna ek olarak, bir Akyaka ve Karayaka dernegi de kurulabilir. Dahasi kangala sadece "Bozyaka" da denebilir ve bu renge dayali adlandirmalarin sonu gelmez.

 

Bir an icin 1970 ler oncesine, ne Anadolu coban iti, ne kangal, ne karabas, ne akbasin irklastirilmadigi zamanlara donelim. Bugunku bilgilerimize dayanarak, yine bu ad ve tanimlamalara ulasmamiz mumkun olmazdi. Bir yanda tum itleri bir kazanda bazi istisnalarla toplama, diger yanda ayrintilara gore ayiklama egilimleri sozkonusudur. Baska bir yon daha vardir, o da ornekleri tek tek alip, karsilastirip, anlayip tanimlamaktir.

 

Aslinda yukaridaki gelismelere, adlandirma ve tanimlamalara benim bir itirazim olamaz. Benim itirazimin oldugu nokta, derneklesme gelenegi bulunmayan, irkcilik anlayisinin dogal olarak bulunmadigi, Turkiye'ye ve onun akademisyenleri yoluyla toplumuna bu yapay adlandirma, tanim, yorumlanmis tarih bilgisi ve kavramlarin dayatilmasidir.

 

Turk ya da pek cok Turk olmayanin yegledigi sozcuk ile Anadolu Itlerine ilgisi olan insanlarin bu ilgilerinin kokenini kendilerine sormalari iyi bir baslangic olabilir. Ilk soru su olmalidir; neden Anadolu itlerini begeniyoruz? Sonraki sorular sirasiyla; bu itleri oz olarak ureten insan topluluklari kimlerdir, nasil uretmislerdir? Biz bu urunun sadece sonuclarinin sehirlesmis ve yumusatilmis halini mi toplamak istiyoruz yoksa uretime ayni kistaslarla devam mi etmek istiyoruz? Anadolu itlerini Avrupalastirarak, yozlastirmanin belli bir gerekcesi var midir?

 

Oldugu gibi kabul edemiyenler, yeniden adlandirma ve tanimlarla bu eskicaglardan kalma, ilkel ve bozulmamis itleri zayiflatmakta olduklarinin farkinda degilmidirler? Bu itler Anadolu'da nasillarsa oyledirler. Avrupa ve Amerika'da bu itlere dair yapilanlar, yazilmis bir romani yine yazmaktir, ama roman bittiginde, artik asil heyecani uyandirmadiginin gec te olsa farkina varilacaktir.   

 

Bu ve benzer sorularin yanitlari tek bir yerdedir. Orasi Turkiye, su ki Anadolu'dur. Anadolu disindan gelecek her turlu cozum, yapaydir ve gercege yakin olsa da gercek olmayan cozumdur.

 

Sozu edilen itlerin hepsi bir olsaydi, goreli farklari olmazdi. Bu itler birbirlerinden cok farkli olsalardi onlari ayni zeminde tartisma ihtiyacimiz olmazdi. Farkliliklari gorurken, benzerelikleri ve benzerlikleri gorurken farkliliklari gozardi etmek, butunu gormeyi engeller.

 

Bu cozumde tum Anadolu itlerinin kendi icinden ciktiklari bolgelere gore tanimlanmalari ve siniflandirilmalaridir. Bunun icin olusturulacak bir gonulluler ordusu, koy koy dolasip, it ve diger hayvanlarin varligini kaydedip, degerli bilgiler toplayabilirler. Bu bilgilersiyasetten uzak bir yaklasimla duzenlenip, siniflandirildiktan sonra harmanlanabilirler. Boylelikle, tum Turkiye genelinde, koylerden baslayan bir soyagaci calismasinin temeli atilmis olur. Soyagaci calismasinin nedeni kagidi olmayan hayvanlarin cezalandirilmasi olmayacaktir. Amac belli bir bilinci olusturup, yerel ozelliklerin korunmasina katkida bulunmaktir. Boylece bu hayvan kaynaklarina ad verme ve siniflama kavgasi sona erecektir.

 

Burada goz kirpmadan ve kesinlikle yadsinamayacak iki nokta belirtilmelidir. Birincisi, Anadolu'da hic bir zaman renge dayali bir uretimin varolmamamis olmasi; ikincisi ise, kendi gozlemim olmasinin yanisira, gerek dogulu gerek batili cobanlarca bana defalarca soylendigi gibi: Agrili bir it ile, Kayseri'li ve Denizli'li bir it ile Maras'li bir it arasinda fiziksel yapida oldugu kadar mizacta da farkliliklar vardir. Bu iki hususun dogru olup olmadigi konusunda tartisilmasi gerektigini ileri surenler dusunenler, ne yazik ki ezbere konusmaktadirlar. Ezbere konusmamanin kosulu, arastirmak, ogrenmek ve dusundukten sonra bilmektir.

 

Bu konuya baska bir bakis acisi da mantiga dayali bir yontemsel yaklasimdir. Degerler onermelere yerlestirilerek sonuca gidilme yoluna girilebilir.

 

Dr. Tom Lonsdale'in "Cig Etli Kemikler" (Raw Meaty Bones) adli kitabindaki belirttigi gibi, yanlis inanc duzeneklerinin guc kazanabilmesi icin bir ya da ikis seyin olmasi gereklidir.

 

a. Onermeler yanlis varsayimlar uzerine kuruldugunda, israrli bir cogavarimsal (inductive) mantik isletimi yanlis sonuclari getirir.

Ornek: "Coban Kopegi" Anadolu Coban Kopegi ile ayni seydir, cunku  coban kopegi Anadolu genelinde cobanlik yapilan itlere verilen bir addir, oyleyse Anadolu kokenli cobanlik yapan tum itler "Anadolu coban kopegidir".

 

Yukarida ayni olan sey nedir? Genel olan sey nedir? "Ayni" ve "genel" kendi iclerinde ve birbirlerine karsi tanimlanmalidirlar.

 

b. Bilerek ya da bilmeyerek mantik kurallarinin ozensiz ve kaygan bir sekilde uygulanmasi, dogru onermelerin yanlis sonuclari getirmesine neden olur.

Ornek: Akbas Anadolu'da gorulen ak donlu bir ittir, oyle ise Anadolu'daki akdonlu tum itler akbasdirlar. Kangal karabasli sari donlu bir ittir, oyle ise karabassiz ve sari donsuz itler kangal degildirler, ya da tercihan; karabasli ve sari donlu itler kangaldirlar.

 

Anadolu'nun neresinde gorulen ak itler akbasdirlar? Bolge X aklari ile bolge Z aklari birmidirler? Ayni bolgeden olup, ak kurklu olmayan itler nedirler? Ya da Kangal bolgesi itlerinin genelinden mi bir sonuc cikartilarak Kangal iti tanimlanmaktadir yoksa, elde olan ornekler bolgeye genellestirilip, geriye dogru ters mantik mi uygulanmaktadir?

 

Eisenber, Murkoff ve Hathaway'in "Bebeklik Yillarinda Olabilecek Seyler" adli kitabinda aciklandigi gibi, bebeklerin ilk sozcukleri cogunlukla insan ya da seylerin adlaridir. Bebekler yeterli deneyime sahip olmadiklari icin "asiri-genelleme" ya da bilimsel adiyla "asiri yayma" yaparlar. Aksacli, gozlerinin cevresi burusuk her yasli adam "dede" oldugu gibi, eger bir inek "moo" ise, tum ciftlik hayvanlari "moo"dur. Eger dort ayakli ve kuyruklu bir hayvana "kopek" denildi ise, tum dort ayakli ve kuyruklu hayvanlar "kopek" dir. Bebek aslinda bir yerde dogru gormektedir. Gordugu hayvanin, ayni inek gibi dort ayagi ve kuyrugu vardir ve bir ciftlikte yasamaktadir. Ama bu hayvan bir koyundur ve "moo" yerine "baa" demektedir.

 

Bebek zamanla farkli seylerdeki farkliliklari gormeye baslar.  Bu asamaya varmadan once her gordugu adama "baba" diyerek anasini utandirabilecektir.

 

Cogu cocuk dil gelisimine "asiri yayma" ile baslasa  da, bazilari tersini : "asiri sinirlama"  yaparak baslarlar. Tum okuma kaynaklarini (gazete, dergi, mektup) "kitap"  olarak adlandirmaktansa, sadece ona gece yatmadan once okunan oyku kitabina "kitap" "Bebek arabasi" sadece onun arabasi olan arabadir, digerleri baska sekil ve yapida olduklari icin "bebek arabasi"  degildirler. Asiri yayma da asiri sinirlama gibi bebek buyudukce ve zihinsel olarak gelistikce yok olur.  

 

Yukarida ki durumlari ve olgulari,"Anadolu Coban Kopegi" Kangal"  ve "Akbas" meraklilari, daha once belirtilen kivrak mantik hatlarina dusmeden kendilerine uyarlamalidirlar.

 

Yanlis kistaslasinca, yetersizlik ve karmasa kurallasir.

Usulde hata yaparsaniz, esasta icinden cikilmaz durumlarla karsi karsiya kalirsiniz.

Mart 2004  Guvener Isik