|
|
Burada islenecek bazi hususlar dogrudan konuyla ilgili olmasa da neyin ne oldugunun anlasilmasinda yararli olacaktir. Birinci cozumlemede burada islenecek konulara kismen deginilmekle birlikte ana konuya gelinmemisti. Kokenler arastiriliyor burada ama koken merakindan degil, kokenlere deginerek gundem disi kalanlari gundeme tasimak ve abartma egilimine son vermek icin. Sorular esliginde birlikte ilerleyecegiz. Kangal adini, itle ilgili olarak ilk ne zaman duyduk ? Selcuk Universitesi kayitlari 1970'lerin basi diyor. Gemlik'te bu itler ne vakit uretilmeye baslandilar? Ayni zamanlarda. Amerikan Anadolu Coban Iti kurucusu Ballard ve Amerikan Kangal Dernegi kurucusu Nelson da bu konuyla eszamanli olarak ilgilenmeye basladilar. Ardindan universiteler konuya el attilar. Keskin tarihler verememekle birlikte, bu konuyu her acidan gundeme getirenler Amerikalilar oldular. Ballard, o tarihlerde Anadolu itlerine bir butun olarak "Anadolu Coban Iti" adini verirken, Nelson bunlari "Kangal, Akbas ve Kars" itleri basliginda topladi. Turkiye'de Kangal adi Gemlik'teki calismalara kosut olarak gundeme gelmeye basladi. 1970 lerden once olmayan irklar kesfedilmis oldular. Aslinda yitik birsey sozkonusu olmadigi icin gercekte bir kesif de yoktu; isaret etme, saptama, adlandirma vardi. Anadolu'da bu adlar irk olarak bilinmez iken Televizyon araciligiyla bize yeni tanimlariyla ogretildi. Akbas vardi ama, irk olarak degil. Akbas, Akit, Akkus hepsi ayni ceside ya da renge verilen yerel adlardi. Kangal iti, Kangal'da "Kangal" olarak degilde o bolgenin unlu coban iti olarak vardi. Tum Turkiye bu adlandirmalara, medyacilar ve dusunme ve arastirma yoksunu akademisyenler esliginde atladi. Daha sonra, milli duygular kabardi, "Kangali kimseye kaptirmayiz, o bizim milli degerimizdir" seklinde ziplanmaya baslandi. Kangal yitmemisti ki kaptirilsin. Uretmek yerine tepkimek on tasarima cikinca kafalar karismaya basladi. Bazi "milli gorus" sahipleri, gayet milli bir tavir takinararak, Amerikan kokenli iki gruptan birine "siz bizim Kangalimiza nasil Anadolu Coban Iti dersiniz" diye coskularini gosterme yarisina giristi. Sanki Kangal adi Turkiye Cumhuriyeti'nin anayasasinda yazili imis ya da tarihe malolmus bir milli itin adiymis gibi. O adin Nelson'ca verildigini unutup Kangal adi digerinin aleyhine benimseniverdi. Ballard 1970'de Turkiye'den ilk itlerini goturdugunde Coban Iti disinda bir ad vardi da, o mu reddetmisti? "Bu nedir?" diye sordugunda buyuk ihtimalle cevresindeki Turkler elindeki itlerin "Coban Iti" olduklarini soylemislerdi. Bu itler neredendi? Anadolu'dan. Itlerin kokeni olarak verilebilecek iki ad vardi, Turk ya da Anadolu. Birincisi bir irk ya da milleti belirten digeri de cografya ve zamani belirten iki sozcuk. Secimini ikincisi lehine yapti. Kendilerine ad olarak bazi adlar Turkler tarafindan sunulabilseydi, sanirim gerek Ballard gerekse Nelson onlara soylenen adlari kullanirlardi. Kullanmasalar da bu onlarin kararidir, dernekler kendi dernekleridir. Bu arada 2002 lere kadar Turkiye'de herhangi bir it dernegi mevcud degildi. Mevcud olan "Anadolu Urunu Coban Kopekleri Tedarik Gelistirme ve Pazarlama Kooperatifi" adi altinda kurulan ve en azindan 1981 yilina kadar etkin olan bir kooperatif idi. Dogrusu cuvaldizi kendimize, igneyi baskalarina batirmak olur.
Neden Kangal'in yurt capinda taninmasi ve une kavusmasi isin 1970'li yillar beklenmistir? O vakte kadar varligina isaret edebilecek uzman kisi ve kurumlardan yoksun mu bulunuyorduk? Kangaldan bir irk olarak neden ilk kez Nelson'larca 1983' de Uluslararasi kopek Edebiyati" nda basim haklari alinarak sozedilmistir (www.turkishdogs)? Nicin bu tarihten once Kangal'in adi herhangi bir uluslararasi kaynakta gecmez? Yukaridaki adlandirmalara iliskin kisa bilgilendirmeden sonra benim bu yaziyi yazmamin ana nedenine gelelim: iki ana "yapma" irkin baskisiyla uzun vadede Anadolu genelindeki tum yerel itlerin zarar gorecegi kaygisi. Bu yazinin ne ak Yoruk itleri akbaslar ne de Kangal itinin kabul gormus degerlerini sorgulama niyeti tasimadigini burada belirteyim. Tum yerel kanlar kendilerince ve cevreleri baglaminda yararli ve degerlidirler. Bu asamada ister istemez cok ayrintiya girmeden yakin ve eski tarihlerde Anadolu'nun durumuna gozatmak konuyu anlamayi kolaylastiracaktir. Sozu edilen itler Turk itleri midirler? 1000 senedir birlikte yasadigimiz insanlar Turk olabiliyorlarsa elbette onlarda Turk ya da Turk itidirler. Ama ayni zamanda Anadolu itidirler de. Mutlak bir bakis acisindan nereden geldikleri onemsizdir. Yine ayni bakis acisindan, Turk, Kurd ya da Iran iti olmalari da bir yerde onemsizdir. Gercek su ki, bugunden sonra bu itlerin baska bir millete aktarilmasi gercekci olmaz. Su anda ve onemli bir zaman araligi icinde bu topraklar uzerinde yasamis olmalari yeterlidir. Bu itlerin Anadolu'daki tarihlerini 1000 seneyle sinirlamayi bir an icin usumuzun kosesine iter de, "10.000 nasil olurdu?" dersek ne olur? Onlara iliskin bilgimiz degisir, tarihe malolduklari zaman araligi genisler ama onlarin varliklari bizim kagit ustundeki yorumlarimizdan etkilenmezler.
Peki bunu 10.000 sene olma ihtimali ne dereceye kadar anlamlidir? Bu itlerin temelde koyunculukta kullanildiklarini on onerme olarak kabul edersek, koyunculugun nerelerde ne zamanlar baslamis oldugunu bilmemiz gerekir. Savas iti olabilecekleri varsayimi da ciddiye alinmali ve ayrica incelenmelidir, cunku Molos yapili itlerde savascilik ile cobanlik yan yana giderler ve hatta, Tacikistan'in Dakmardalari ele alindiginda, savascilik ya da bogusculuk koyciligi (cobanligi) ardinda birakir.
Koyunculugun Turkmenistan'da onbin yada yirmibin yil once baslamis olmasi bir dereceye kadar onemlidir. Konumuz Anadolu oldugu icin once buraya gozatmak gerekir. Zaten oraya karsilastirmalar yapmak icin daha sonra deginmek durumundayiz.
Kangalin Mezopotamya uygarliklarinca gelistirildigini ileri suren savlara karsi ilk anlamamiz gereken husus, Anadolu'nun Mezopotamya ile olan iliskisi olmalidir. Bu uyari Guney dogu Anadolu'nun Mezopotamya'nin parcasi oldugunu animsatir. Siyasi sinirlar tarihte surekli degismislerdir. Insan, hayvan ve bitki irklari, siyasi sinirlarla sinirli degildir. Gocler savaslarin dogal sonuclarindandir. Irak, Osmanlinin parcasi idi, ve o zaman Anadolu'nun Irak'la olan cografi baglantisi, bugun siyasi baglantinin yoklugu nedeniyle yitmemistir. Ayni durum Kuzey Dogu Anadolu'nun Kafkasya'nin parcasi olmasinda kendini gosterir.
Sumerlerin sadece Irak bolgesinde yasadiklarini nereden biliyoruz? Kuzeyden gelmis olma ihtimalleri olduguna iliskin son bir kac yilda yeni kuramlar gelistirlmektedir. Dahasi yazilarinin bir benzerine Macaristan, Transilvanya'da rastlanmistir. Bu yazilar Mezopotamya'da bulunanlardan en az 1000 yil dah eskidirler. Efsaneleri, soguk karanlik yerleden geldiklerini anlatir ve bu insanlar irk olarak Kuzeylidirler ve acik tenlidirler (Fred Hamori, 2004).Ya Irak, Iran ve Anadolu'nun Persler, Makedonyalilar, Babiller ve Osmanlilar zamanlarindaki tek bir yonetim altinda oldugu caglara ne demeli? Anadolu'nun tamamen Araplar tarafindan isgal edildigi caglari unuttuk mu? Yoksa tum tarihimizi Turkiye Cumhuriyeti ile sinirli tutumaya kararlimiyiz? Yoksa Osmanliyi da icerecek miyiz? Osmanliyi icerdikten sonra bukadari yeter deyip oncesini yok mu sayacagiz? Tarihe ideolojik acidan mi yoksa bilimsel (antropoloji sosyoloji, arkeoloji, teknoloji ve dil) acidan mi bakmamiz gerektigine oncelikle karar vermek gerekir.
Peki Hititler nerede, ne vakit yasamislardir?
Hitit imparatorlugu Anadolu'nun yureginde yeralir ve sinirlari Guney Doguyu asmistir. Hititler geldiginde, Ankara ve Corum bolgesinde baska halklar vardi ve bu insanlar da kucuk suru sahibiydiler, tum uretimleri tahila dayali degildi ve o zamanlar Anadolu'da hala bugun Hindistan'da sayilari azalmis olan Aslanlar vardi. Su ki onlarin surulerini sadece kurta degil, aslan, leopar gibi hayvanlara da karsi koruyabilmesine olanak saglayacak coban iti irklarina sahip olmalari bir zorunluluktu. Bilindigi gibi, bugday, arpa, koyun ve itin evcillestirilmesi I.O. 9000 senesine dayanir. Bilinen en eski yerlesim yeri olan Catalhoyuk ve Filistin-Carmo'da I.O. 7000, camurdan evler olup, tohumdan bugday uretilmesi, koyun ve keci surulerinin varligi bilinmektedir. I.O. 1900 larda Hititler Orta Andolu'nun kuzeyinde yerlesmislerdi. I.O. 1800 de ise tum Kapadokya yaylasini ellerine gecirmislerdi. I.O. 1600 Hititler, Babil'deki Hamurabbi, egemenligini yiktilar. I.O. 1500 de Asurlar -yaklasik bugunku Suriye ve Guney Anadolunun bir kismi- Anadolu'lu Hurrian larca ele gecirildi. Assurbanipal II, bugunku Nemrud'daki eski Asur baskentini Kalah'a tasidi. I.O 700 Assurbanipal imparatorlugunu Iran ve Kafkasya'ya kadar genisletti. I.O. 500'de de Iranli Cyrus, Babilon'u ele gecirdi (D.LaGuardia, College of Professional Studies/Uni of SanFransisco). Goruldugu gibi bu bolgelere Selcuklar ya a Osmanlilar hakim olmadan ve Orta Asyali Turk kokenli oymaklar gelmeden cok onceleri baska imparatorluklar hakimdi ve bunlar arasinda surekli bir alisveris, savaslar ve gocler sozkonusuydu.
Hititlerin I.O.1900'da koyun suruculugu ile ugrastiklarini biliyoruz. Catalhoyuk'te en cok kalintisina rastlanan hayvan koyun ve keci olup, oranlari 6:1 ile 11: 1 arasinda degismektedir. Bir itin oldugu belirtilen aykakizleri 5 tirnaklidir (Focus, Tubitak, 1996)! I.O. 3800 e uzanan Sumer mitolojisinde Lahar adli bir davar tanricasi ile coban Tanrisi Enten vardir. Koyun surulerini cogaltmasi gorevi olumlu coban Kral Dumuzi'ye (Tammuz) verilmistir (MIT, Christopher B. Siren, 2000).
Sadece coban itleri bes tirnakli degildir ama coban itlerinde bes tirnaklilik diger it kumelerine gore daha sik rastlanir. Bunun nedeni ayrica tartisilabilir ama burada su an icin yeri yoktur. Hititlerin I.O. 1900 larda koyun surulerine sahip olmalari, bes tirnagi olan itlerin varligi, herhangi bir resim gormesek te hakli bir varsayim yapmamiza olanak saglar ki bu bes tirnakli itin pekala bir coban iti olabilecegidir. Koyunlarin korunmasi gerekligi de gozonune alinirsa bu o itin coban iti olmasi ihtimalini guclendirir.
Peki Hititler Orta Asya'dan gelmis ve bu itleri de beraberlerinde getirmis olabirler mi?
Her iki varsayim da olasidir, ama burada onemli olan Hititlerin Anadolu'daki varliklari sirasinda coban itlerine sahip olup olamadikleri ise, yanitin"evet" olmasi durumu gucludur.
Turkler oncesi insanlarin yaptiklari kabartmalara bakarak ne gorebiliriz? Gordugumuz, cogunlukla kivrik kuyruklu, kocabasli, kalin ceneli, aslansi itlerdir. Bunlar ya bir zincire baglanmis olarak birisi tarafindan dolastirilmakta ya da bogazlarinda dikenli tasmalarla av pesinde kosmaktadirlar. I.O. 1200'de hizmetcilerin dolastirdigi Asur Mastifleri, I.O. 900'da yaban atlarinin pesinde kosan kulaklari kesik olmayan, iri kafali itler bu kabartmalarda gorulurler (Fernand Mery).
I.O. 1500'lerden I.O. 300'lere kadar Makedonya'li Iskender'in gelisine kadar, Iran'da Medler ve Farslar hukum surduler. Bu siralar Anadolu onun denetimi altina girdi. Iskender Anadolu'yu ele gecirip Turkmenistan sinirlarina dayanmadan cok onceleri, I.O. 2000lerin sonlarinda Iran'a Orta Asya'dan Hint Avrupa dil ailesinden gocebe atlilar geldiler. Bunlar Iskitler, Medler ve Farslardi. Bunlardan ozellikle Iskitler, Zagros daglarinin kuzeyinde yari gocebe bir hayat surduler. Horasan'dan gelen Selcuklular 1055'lerde Bagdat bolgesinde etkin olmaya basladilar. Turklerin Anadolu sinirlarinda gorunmeye basladiklari zaman ile Hititlerin Orta Anadolu'da koyun suruleri tuttuklari zaman arasindaki uzaklik yaklasik 2000 yildir (Iran, Library of Congress Country Studies, 1987) . I.S. 1100'lu yillarda Oguzlar kendi degerlerini ve yontemlerini Anadolu'ya tasimaya basladilar. Getirdiklerinin arasinda kucukbas suruleri ve koyci (coban) itleri de vardi. Bu itleri benim bugun Yoruk itleri dedigim itlerdir. Peki itlerinin neye benzediklerini nereden biliyorum? Bunun ilerki satir ve sayfalarda aciklamasina gelecegiz.
Yukarida bolge tarihinin konumuzla ilgili olan derinlemesine islenmemis bir ozetini gorduk.
|
|
|
KIMIN TUREVI?
Simdi Kangal itine iliskin bir dizi ozellik ve ileri surumlerden sozedelim. Kangal, karabasli, kisa kurklu, kivrik kuyruklu, cogunlukla acik sari renkli, kare agizli bir koruma itidir. Buna itiraz edecek cikmayacaktir. Sorular dizerek konuyu biraz daha acalim: 1- Kangalin, Bozkurtun turevi olup, ozyurdunun Orta Asya'nin karli bozkirlari oldugu, soguga uyarlandigi dogru mudur? Oncelikle renge bakarak bozkurttan turetmenin bilimsel bir dayanagi yoktur, kaldiki son on yil icerisinde, Mastif ya da Molos cesidi itlerin atasinin kurt olmayabilecegi uzerine oldukca ayrintili kuramlar ileri surulmustur (B.Mosczcinsky, J.Edbladh,1995). Karabasligin yalnizca iklime dayali bir aciklmasi ise ancak guclu gunes isiklarindan gozlerin sakinilmasi olabilir ki, bu durum havanin sicak oldugunu gostermez. Daglik yerlerde, yukseklikle ilgili olarak gunes isinlari daha gucludur. Bu gunes isinlari karla bir araya geldiginde gozkorlugune neden olabilir. Bu nedenle Kangaldaki kabasliligin uygulamadaki islevi one cikarilmis diyebiliriz. Buradan yola cikarak asagidaki sorularda Kangalin soguga uyarlanmadigi iddiasi yapiliyor degildir. 2-Kangal soguga oylesine uyarlandi ise niye Agri, Erzurum, Kars ve Kirgizistan'da gorulmuyor? Yok eger soguga uyarlanmadi ise neden bazi uzmanlar kiyi bolgelerine alistirilmasi gerektigini ileri surmektedirler?
3-Dogu Anadolu'da gorulen Morkaraman neden Sivas bolgesinde Akkaramana donusur?
4-Bugun Kangal, Izmir, Adana, Istanbul gibi yerlerin iklimine uyarlanabiliyorsa, neden Oguzlar onu 1000 yil once sicaga da uyarlamadilar?
5-Karli bozkirlardan neden akKangallar akkoyunlarla birlikte getirilmedi? Neden Sibirya kizak itleri karabasli degildirler ve aralarinca bolca akdonlulara rastlanir?
6- Eger Turkistan bolgesinden geldikleri varsayiliyorsa, Turkmenistan'da devlet gozetimi altina giren Alabaylar, nicin Kangal degiller ve alalar ve daha genis yapildirlar?
7-Karabaslilik-ozelligi yogun olarak Turkistan bolgesinden kaynaklanan bir ozellik degilse nereden kaynaklanmaktadir?
8- Oradaki gelenegin aynisi buraya tasinsa idi ayni itlerle, burada kulak kirpma yaninda kuyruk kirpma gelenegi de olurdu. Neden kulak kirpma gelenegi tasinmis da, kuyruk kirpma gelenegi yok olmus ya da yayginlasmamistir?
9-Kangalin, ozellikle Sivas, dogusu ve Guney Dogu Anadolu'da, Iran Kurtlerinin Gammal ya da Kanjal (kancal) dedikleri itlerin Iran Rezaiye ve Kermansah'ta ve Irak'in bazi bolgelerinde bulunmalari nasil aciklanir (animsayacaginiz gibi burada siyasi sinirlari bir koseye biraktik)?
10-Acaba bizim milli degerlerimize sahip cikma firsatciligini mi yapmaktadirlar? Yoksa onlarin kulturel degerleriyle bizimkilerin ortak paydalari dusundugumuzden daha mi buyuktur?
Oyle ya bugun Azerbaycan, Iran, Irak'ta Turkiye kaynakli sarkilarin ve sanatcilarin dinlenmesinin bir aciklamasi olmali.
Kangala Azebaycan Dagistan bolgesinde Kanjal denir. Kanjal da karabasli, kisa kurklu ve sari ve kizil renklerde gorulen bir ittir (Iranzoo).
Kangal cesidi itlerin gocebelerce mi yoksa yerlesik tarima gecmislerce mi gelistirildigi de ayri bir sorudur. Kolay cevaplardan uzak durup ihtimallere gozatmakta fayda var. Bunun icin degisik donem ve bolgeler deki uretim bicimleri, ilgili cizimler ve heykelcikler veri olusturabilir.
Bugun hala gocebe olarak yasamini surduren Orta Dogulu, Orta Asyali ve Anadolu'lu topluluklarda Kangal ya da turevlerini gorebiliyormuyuz? Ne Anadolu yoruklerinde agirlikli olarak, ne Iran Bahtiyarileri ve Kasgaylarda, ne Mogol, Kirgiz ve Kazak gocebelerde Kangala ya da karabasli bireylere sikca rastlaniyor. Peki Kangal oralardan geldiyse ya da gocebe hayatin urunu ise bir sekilde kalintilarina rastlamamiz gerekmez mi?
It varligina, koyun varligi araciligiyla bakarsak sunu goruruz:
Bugun hala Erzurum, Erzincan, Kars, Van ve Bitliste Morkaramanlar mevcuttur. Renkleri kizildan mora degisir. Tum koyunlarin 20% ni olusturur. Daglic, ege bolgesinde gorulur. Rengi akkaraman gibi ak, olup karabaslidir. Akkaraman ise tum orta Anadolu'da, Eskisehir, Kutahya ve cevrsinde gorulur. Tum koyunlarin 40% ini olusturur. Ivese (Ogese) koyunu Guney Anadolu'ya ozgu bir koyun olup, tum mezopotamya'da gorulur (www.karasueml.k12.tr/index.html), Hepsinin ortak ozelligi kuyruklu olmalaridir. Hepsi, ayni sekilde Turkistan Karakul koyunu ile ortak ozellikler gosterirler.
Morkaraman koyunu daha cok kisi soguk yerlerde gorulur ama nedense soguga uyarlanmis Kangalin yasadigi bolge Sivas'ta gorulmez.
Farkedildigi gibi yukaridaki sorularin bir kismi kendi kendinin de cevabi. Onlara iliskin daha ayrintili cevaplari diger ek sorularla hazirlamaya calisalim. Akbas konusunu taradiktan sonra buraya kisaca geri donelim.
11-Akbas Akkurtun turevi olup Bati Sibirya'nin buzlu duzluklerinden getirilmis olabilir mi?
Akkurt bozkurtun turevidir ve ikisi arasindaki temel fark boy ve renk uzerinedir. Sibirya gocebelerinin akkurtu evcillestirip akbasa donusturmeleri soz konusu olsaydi, bugun orada kalintilari olurdu, ama en onemlisi bugun bile o yorelerde ancak ren geyigi cobanligi yapiliyor. O bolge koyun ve keci cobanligina uygun olmayan bir iklim ve cografya yapisinda oldugundan, herhangi bir coban itinin orada turetildigi dusuncesi temelsizdir. Bir temel var ise bu iklim degisikligiyle ya da goclerle aciklanmalidir. Goclerle aciklanmasi halinde oradan baslayan gocler havayolu ile olmadigina gore, Iran disinda kalintilarini ardinda birakmis olmalidir. Goruldugu gibi bicimci/formal mantikla, renkleri veri alan bir akil yurutme verimli olmuyor. Itlerde akligin bilimsel aciklamasi, Akkurta dayandirarak degil genlerin ozellikleri ile aciklanir. Bu konuya en iyi aciklik getirebilecek ve uluslararasi kabul gormus olan bir teori vardir ki adi: Asiri Ak Lekelilik'tir.
Bu asamada Iran'a uzanip oranin dogal kosullarini incelememiz gerekligi dogdu.
Akbasin Iran'in sicak bolgelerinde gelistirildigi dusuncesi de yanlisitir, cunku Iran, dunyanin en daglik bolgelerinden biri olup, Zagros'da daglar 3000mt'yi asarlar. Ic Guney Iran'da 4000mt'yi asan en az 5 tane zirve bulunmaktadir. Guney dogu Iran'da yukselti 1500mt lere duser. Caspiyan bolgesindeki Albors Daglari dar ama yuksektirler ve Alborzun merkezinde bulunan, Volkanik Damavand dagi 5600mt'yi bulur. Ic yaylalar/platolarin ortalama yuksekligi 900mt olup, bu bolgedeki pekcok dag 3000 mt yi asar. Iran da sadece iki ova bulunur: Kuzistan ki guney batidadir ve Hazar duzlugu kuzeydedir. Kuzistan'in hemen tamami batakliklarla kapli oldugu icin kucuk bas havyan yetistiriciligine elverisli olmayip camiz/manda gibi buyuk bas hayvanlar tercih edilir. Kuzistan'da yazlar sicak ve nemlidir. Temmuz ortalamasi 38 derecedir. Bu bolgede yillik yagis 100 cm ye ulasir. Caspian duzluklarinde ise 50 cm dir. Ama genelde Iran kuru bir iklime sahiptir ve yillik yagis 25 cm civarinda olup genel Anadolu iklimini cagristirir. Boyle iklimi ola bir cografya da Akbaslari inatla Kuzistan bolgesinde uretmenin bir anlami olmasa gerekir. Benzer sekilde iklim kuru olmasina ve Bedevi gocebelerin varligi sozkonusu olmasina ragmen Arabistan'da atcilik ve devecilik gelismis, koyunculuk gelismemistir. Turkmenistan ve Iran'da ise atcilik ve kismi deveciligin yanisira koyunculuk da gelismistir.
Iran'daki sayilari 250.000 I bulan Kasgay Turkleri Zagros bolgesinde yasarlar ve kucukbas hayvancilikla ugrasirlar. Yazliklari Zagros daglari olup, 2500 mt nin ustunde konaklarlar. Kasgaylar ilk kez 1939 larda zorla yerlesik yasama gecirildiler. 1941'de Sah Riza'nin surgune gitmesinden faydalanip yine gocebelige dondulerse de 1986 yilina kadar buyuk olcude tekrar yerlesik duzene gecmeleri icin degisik Iran hukumetlerince baski altinda kaldilar. Farslar da yari gocebe Parni oymagi zamaninda (247 B.C.) etkin bir sekilde hayvancilikla ugrasiyorlardi ve kucukbas hayvancilik sadece Turklere ozgu bir ugrasi degildi (Iran, Library of Congress Country Studies, 1987).
Bugun Kasgaylar ve Bahtiyariler her renk olabilen gocebe itleriyle suru kolluyorlar. Bugun Afyon bolgesinde de her renk coban itine rastlanir. Hem Iran Kasgaylarinda hem de Anadolu Yoruklerinde renk bollugu olmasi bu topluluklarin egilimlerini yansitir sadece. Renk ile irk arasinda dogrudan bir iliski olmadigi, ya da olsa da neden sonuc iliskisi olmasi gerekmedigi icin, renk cesitligini melezlige yormak kolayci bir yol olur. Melez olup olmadiklari da bir dereceye kadar onemsizdir, cunku melezleme var ise ne zaman basladigini tesbit edecek bir aygita sahib degiliz. Ayrica bugun ne varsa onu oylecene almak, varsayimlarla bin ila ucbin sene geriye gitmekten daha tutarli bir yoldur. Dobermanda 100 yildan az bir zaman once melez bir it idi ve Alman Kurdu, 1900'dan once bir irk olarak ele alinmiyordu. Irka dayali keskin aciklamalara gitmekten uzak durmak gorus acimizi genisletecektir. Melezlik konusunda israrli olanlar once Anadolu insaninin kalitim haritasini cikartmakla ise baslamalidirlar. Bu is ne denli olanaksiz ise Anadolu itlerinin ve ozellikle Yoruk itlerinin safligi ya da melezligi konusunda bulgular edinmek de o denli olanaksizdir.
12-Ayrica Akbaslar sicaga uyarlandilar ise neden bir grup icinde sikca kaba ya da yari kaba kurklu itlere rastliyoruz da Kangal grubunda rastlamiyoruz?
Yoruk itlerinde kaba postluluk sik gorulen bir ozelliktir ve renk ile hic bir ilgisi yoktur. Her dondan it kaba kurklu olabilir. Ozellikle Bolu Yorukleri kaba kurkludurler.
Bati Anadolu'da kirik akbaslarin oldugu bolgelerde bir o kadar da kirik karabas ve alalara rastlanir. Kisa kurk onlara kangal ile ciftlesme sonucunda aktarildi ise, genel populasyondaki renk dagiliminda bir butunluk gozlenmesi gerekir. Kaba kurkluluk genelde soguk iklim ile kosut gider ve tersi sozkonusu degildir. Bu konuda gozlemin yanisira, mantik yurutmek de tek basina yeterli olacaktir.
Ayni sekilde Dogu Anadolu'da ve hatta Guney Dogu Anadolu' nun yuksek kisimlarinda gorulen Kafkas itlerinde de karadan aka dogru genis bir yelpaze icinde her renk gozlenir. Bu iki bolgedeki temel fark kurkun sikligi ve kisaligindadir ki Guney Dogu'da kisa kurklulere daha cok rastlanir. Diyarbakir'in Karacadag bolgesindeki itler Kafkas itlerini animsatacak sekilde uzun kurklu olup her renkte gorulurler.
Kisacasi Akbasin ilik iklime uyarlanmasi gibi bir sey soz konusu degildir. Nitekim, Ankara, Afyon ve Eskisehir'in iklimi Sivas ve Kayseri' ninkine son derece benzer ve soguklukta olup, onlarla basbasa yarisabilecek derecelerdedir. Sozkonusu olabilecek olan, belli oymak ve topluluklarin belli renkleri digerlerine goreli olarak yeglemis olabilecekleridir.
13-Ayrica Akbas sicaga uyarlanmis bir it ise ve batida goruluyorsa, neden hala israrla Kangali batiya getirip uyum saglamasina calisilir? Neden kendi yorelerinden olan itlere yogunlasilmaz?
Bugun Izmir'in Tire, Seferhisar ve Karaburun bolgesinde hala iyi orneklerine rastlanabilen Yoruk itleri, ya da tamamen ak, al ya da kara lekeli ala ve boz itlere, hali hazirda bolgeye uyum saglamislarken neden itibar edilmiyor? Buna ek olarak Yoruk Iti olan akbasin Amerika'da yapilan calismalarda dunyanin en basarili coban iti olarak belirlendigini de belirtmek gerekir (Coppinger). Bu veriler ragmen Kangalin soguga uyarlandigini soyleyip onu sahil bolgelerine uyarlamaya calismanin mantigi acik degildir.
|
|
|
YERLESIK HAYAT!
Boylece Kangala geri donmus olduk:
Yoksa Kangal yerlesik hayatin bir urunu mudur ya da gunumuzde bilinen gocebelerin degil de Isa'dan onceki yillarda buralar gocmus ve buralar uygarliklar kurmus insanlarin urunu olabilir mi? Turhan Kangal'in sozunu ettigi mastiff ozellikleri agir basan, iri ve agir yapili "gercek Kangallar" in (bugun Kangal olarak gosterilen itlerin tamamina yakini bu anlamda gercek kangal olmadiklari katlanilmasi aci bir gercek midir?) ana gorevinin coban kopeklligi degil de savas ya da ev, anbar ve benzeri yerleri koruma olmasi sozkonusu olabilir mi? Oyle ya, gercek bir coban iti cok hizli olmalidir. Cok guclu olmasi yeterli degildir. Agirlik arttikca ceviklik azalir. Bunu cobanlik yapanlar dogrulayacaklardir. Cok iyi bogusabilen cok iri itlerin kayali arazide sekemedikleri, tabanlarinin parcalandigi bilinen bir gercektir. Yeri gelmisken belirtilmelidir ki, Kangalda iri pencenin varliginin, karda yurumesini kolaylastirdigi dusuncesi ilk bakista akla yakin dusse de kisin ya da karda suru gudulmedigi icin, bu acidan bir islevi sozkonusu degildir.Pencenin iriligi ve mahmuz ozellikleri "Anadolu Coban Itleri" adli calismamda acilmistir.
Belirtildigine gore Kangalin kemik yapisini Akbasa gore daha kalindir. Amerika da Akbas'in daha basarili bulunmasinin ardinda bu neden yatiyor olabilir mi? Rengin koyun gutmeyle dogrudan bir iliskisi olmamasina ragmen, Kangal koyun surusu bekciligi yapiyorsa neden ak don daha sik gorulmuyor? (bunu sari bozkir rengine baglamak
yersizdir, cunku sari bozkir, Iran ve Orta Asya'da da mevcuddur. Anadolu Coban Itlerinde gorulen sari renk bozkurt bozunun incelmis halidir; kara kil sayisinin azalmasi sarilarin ortaya cikmasina neden olur; bu arada belirtmekte fayda vardir ki kalitim biliminde sari ile kizil ayni renk olarak kabul goruruler, farklari pigment sikligi ile aciklanir) Avrupali bilinen koyun itlerinin hepsi degil, fakat cogu ak donludurlar bilindigi gibi. Iddia edilen odur ki Iran ve Turk Akbaslari bir irk olarak aktirlar, ve bu oymaklarin da hayvancilikta ustalastiklari suphe goturur mu? Bu durumda asil gorevi, savas, bogus, kistirilan avin isini bitirme, ambar koruma olan gercek Kangal, eski gorevlerini yerine getirebilecegi alanlar daraldiktan sonra suru koruma isine baslamis ve asil cobanlik yapan itlerle kan alisverisinde bulunup, degisik kafa yapisinda olan itlere ulasilmis olabir mi? Bu nedenle mi Turhan Kangal, Kangal itini uc ana kume altinda; Gercek Kangal ( mastiff ozellikleri agir basan, iri ve agir yapili itler), (bugun Kangal olarak gosterilen itlerin tamamina yakini bu anlamda gercek kangal olmadiklari katlanilmasi aci bir gercek midir?), Kurt Bogan ve Karisiklar olarak goruyor (ne yazik ki Sayin T. Kangal'in ilgili calismasinin bu bolumunu, aslina ulasamadigim icin ikinci elden okumak firsatini buldum)?
Iyi de asil isi suru cobanligi degil idiyse Kangalin, bu bolgede nasil ortaya cikti?
Koyunculugun yogun oldugu, Eskisehir, Sivrihisar'da Kangal'in gorulmeyip, o bolgeyi Akbasin yurdu ilan etmenin bu karisimla bir ilgisi olabilir mi?
Peki tarihin ne kadar gerilerine kadar gidebiliriz? Hititlere ve onlardan once Sumerlere kadar gidebiliriz. Peki kimdi bu halklar, ne isi islerlerdi ve nerelerden gelmislerdi? Bu halklar tarih sahnesinden kalktiktan sonra bunlarin nesilleri, eserleri ve uygarliklarina neler olmustu?
Bu soruya ilk baslarda yanit verilmisti. Bu halklar yeni gelenlerle karistilar. Bu arada hayvanlari da karisti ve hatta gelisti. Boylece basladigimiz yere geri donmus olduk. Yukarida sozu edilen degisik neden ve ihtiyaclar, ayi ve domuz avinda is bitirici olarak kullanilmasinin yaninda cussesinden oturu it gureslerinde kullanilmasidir. Ayrica farkli bir konu olmakla birlikte, belirtilmelidir ki it bogusunun hem Anadolu'da hem de Orta Asya' daki gecmisi cok eskidir. It gureslerinde gurestirme usulleri ve niyetleri Avrupa'daki usullerden farklidir.
Sonuca varmadan once karisik oldugu soylenen Bati Anadolu'nun Yoruklerine donelim. Once soru: karismamis bir Anadolu irkinin varligindan akli basinda olan biri sozedebilir mi? Anadolu'da kanlar vardir saf irklar degil. Bu durum hem Kangal hem de Akbas kumesi icin gecerlidir. Nicin? Aciklamasi ilk sayfada: sonradan, belli kistaslara gore adlandirilan kumelerin safkanligi kusku goturur, cunku zaten bu itler hicbir zaman safkan olsunlar kaygisiyla yetistirilmemislerdir. Kaygi, niteligin yuksekligindedir.
Bellirli bir zihniyete gore, anlasilan, kangal disindaki her it kumesi karisiktir. Sanmam ki Kangalin karismadigini kanitlanabilsin. Bu karisikliksizlik, bu itler icin Avrupa zihniyetinin uyarlanip, safkanligina iliskin iyi niyetli bir temenni tasinmasindan oteye gitmez.
Afyon ve cevresi Turkiye'nin Yoruk yerlesiminin, boylece kucukbas hayvanciligin en yogun oldugu yerlerden biri olmasina ragmen, Kangal israrla Sivas bolgesinde uretilmesi ve Sivas'tan uzaklastikca niteliginin bozuldugu savina karsilik, ne denebilir? Nicin Afyon yoresi itleri israrla, Akbas ve Kangalin karisimidirlar? Koku Sivas Kangalina dayandirmak ihtiyacinin arkasinda bir neden aramak merkeziyetcilik olur ancak.
Anadolu'da Kangal gibi bir irki gelistirmek icin tek yalitilmis yer Sivas midir? Degilse, Orta Asya'dan geldi ise, hayvanciligin yaygin oldugu tum bolgelerde Eskisehir, Afyon, Tunceli ve daha nicesi- gorulmesi gerekmezmiydi?
Kangal'da da acaba hic yerli irk yok muydu, Kangal'lilar gelmeden once? Sivas bolgesinde Yoruk yapili, kaba tuylu, kurtsu kafali, ala- itlerin varligini biliyoruz. Bu ne demektir? Kangalin bu bolgeye Yoruklerden cok once ayak basmis olmasi demek olabilir mi? Ayni sekilde Kangal boyu bu bolgeye gelmeden once burada yasayan halklar yokmuydu? Kangal'in eski halki kendi itlerini uretemiyecekmiydi? Turkler gelmeden once bu bolgede ve tum Anadolu'da kucukbas hayvanciligin yok oldugunu iddia edebilirmiyiz? Edemeyecegimizi ilk sayfalarda gorduk. Beyaz peynir ve kasar peyniri Anadolu'da Aristo zamanindan beri yapilmaktadir ve bu peynirler geleneksel olarak keci ve koyun sutunden uretilmislerdir. Turklerden onceki pek cok kavim, surulerini guderken yaban hayvanlarina karsi korunmasizmiydiler? Yunanistan, Bulgaristan, Portekiz, Ispanya ve Italya'daki suru gutme yontemi ayni Anadolu'daki gibidir. Yari gocebe bir usul sozkonusudur. Suruler kisin alcaklarda yazin yukseklerde bulundurulur. Koyunlar Karaman koyunu gibi toplu olarak yayilirlar. Ispanyol, Bask, ve Italyan cobanlar'da mi suruculugu gocebe Turklerden ogrenmek durumunda kalmislardir? Ogrendilerse nicin onlar da Kangallanmadilar?
Boylece varsayilabilir ki: suruculuk yapan Kangal (Kangli) oymagi bu bolgeye geldiginde zaten burada bulanan gercek kangallar ile Orta Asya kokenli Yoruk itleri karismaya basladir ve bazi suruculer ellerinde oz-kangal cesidini degisik neden ve ihtiyaclarla korudular. Bu nedenle hala son yillardaki Kangalmanyanin etkisiyle azalmis da olsa, Sivas bolgesinde kaba tuylu, ala, kurtsu kafali itler hala gorulurler.
Ak donlu coban itlerine neden Avrupa'da daha sik rastlanmaktadir?
Arada akla uygun bir iliski olsa da sanildigi gibi koyunun rengi degildir asil cevap. Oyle olsaydi Kangal da sari koyunlara koycilik ederdi. Yukarida ki besinci soruya dikkat edilmelidir burada. Yineleyelim ifade degisikligine giderek; buna gore Kangal yanlis renk tasimaktadir. Karabasli ve ak bedenli olmalidir. Ne var ki apak olan akyaka Kangallar karabasli degillerdir. Asil calismamda acikladigim gibi birbirine ters kuramlar, gayet bol kanitlarla birbirlerine karsi savunulabilirler. Bu konuyu burada birakip asil belirtilmesi gereken noktalara gelelim.
Ornegin : Ispanya ve Fransa Pirene daglarinin Pireneleri, Italyanin Maremmasi, Polonya'nin Tatari, Macaristanin Kuvavzsi. Ak donlu coban itlerine Yunanistan ve Bulgaristan'da da rastlanir. Bulgaristanin akdonlu itlerine ek olarak Karakacan denilen ak
uzerine kara lekeli itleri mevcuttur. Dogrudur ki, Romanya'da Sarplaninetz denilen kul renkli, karabasli, kaba tuylu itler ile, Ispanya'nin Kangali andiran ama Kangaldan cok daha agir ve Mastiff goruntulu, cogunlukla cift mahmuzlu, her renkte olabilen itleri sozkonusudur. Ama bunlar akturler kadar one cikmamistir. Sarplaninetz Kangal turevi oldugu iddiasina gelince. Sadece karabasli olmasi bu iddiayi dogrulamak icin yeterli degildir. Sarpilaninetz, Kangal'dan kucuk, bol kaba kurklu, koyu boz/kul renklerinde bir ittir. Anadolu'dan oraya gecmis olmasi mumkundur ama bu durum ancak Yoruk itlerinin devami olmasi ile aciklanabilir. Ikinci aciklama da, Romanya'ya baska gocebe Orta Asyali oymaklarca cok daha once goturulmus olabilecegidir. Nitekim, Romanya daglarinda yayilan koyunlar Karakul koyununun bir turevidir. Bu durumda, Avrupa'ya yonelik Hun ve Mogol akinlarini dikkate almak gerekir. Boyle durumlarda herseyin kokunu tek bir kaynaga indirmek kolayciliktir. Bugun insanin ortaya cikis yeri olarak Afrika gosterilse de bu iddiayi sorgulayabilecek pek cok baska teori de mevcuttur. Romanya'nin Sarplanetzleri Hun ve Mogol kokenli degil ise pekala, Bolu civari itlerinden olabilir. Bolu ve cevresi itleri bol kaba tuylu olup aralarinda karabaslilara pek sik rastlanir ve renkleri koyu bozkurt donuna kadar uzanir. Ana fark buyukluk olabilir ki, Romanya'da kuculmus olabilirler. Bir irki cussesini bes on nesilde degistirmek mumkundur. Neden Avrupa'da ak coban iti irklari var diye biz de bir taklit surecine girerek Akbas irki tanimina baliklama daliyoruz?
Ikinci sayfadaki sorumuza geri donelim: O vakte kadar -Kangal- varligina isaret edecek uzman kisi ve kurumlardan yoksun mu bulunuyorduk?
|
|
OLASI COZUMLER
Evet yoksun bulunuyorduk. Simdi bu kisilere sahipmiyiz? Olabilir, eger asagidaki sorulara cevaplar hazirsa. Acaba Kangal nicin yoreye ozgu ozellikler tasir? Neden baska yorelerin itleri bu ozellikleri tasimaz?
Turk bilim adamlari Gammal, Kangal iliskisini ciddiye alip, bilimsel bir arastirma yapma zahmetine katlanmislar midir?
Kermansah ve bolgesine gidip karsilikli arastirmalar yapma niyetini su siralar ya da yakin zamanlarda tasimakta midirlar?
Tasimaktalar ise, bu farazi karsilastirmali calismayi, ic yapiya (genotip) mi, disyapiya (fenotip) mi dayandiracaklardir? Yoksa ezberlerini yinelemeyi geneleyecekler midir? Kangalin kalitim haritasi en ince ayrintisina kadar cikartilmis midir?
Buna ek olarak boy, renk, kil yapisi, mizaca iliskin kalitimsal bulgular ellerinde var midir? Varsa ne vakit yayinlayacaklardir?
Anadolu Coban Itlerinde ak rengin kendini degisik nedenlerle, degisik golgeler halinde ortaya koymasinin ardinda yatan nedenlere gozatmislar midir? Unlu kalitim bilimci Roy Robinson'ca Anadolu Coban Itinde Post Rengi Kalitimi adli calisma ve makalesine ekleyecekleri herhangi bir ek bulgu sozkonusu mudur? Yoksa bir baska onemli kalitimbilimci Willis ve digerlerininde konuya egilmelerini bekleyip son sozu mu soyleyemeyi tasarlamaktadirlar?
Oncu nitelikli, aciklayici calismalarin Turk olmayan kaynaklarca degil, Turk bilimadamlari ve uzmanlari tarafindan yapilmasini dort gozle bekliyoruz.
Diskaynaklar tarafindan one surulup, kabul ettirilen iki yapma irk (yapma demekten kastim batili kasiflerin Anadolu'ya ayak basmasindan ve bu it kumelerinin kendi dogal yayilimlarinda, kasiflerce tanimlanmasindan once de yerel adlariyla da varolduklarina isarettir, ayni baglamda "Anadolu Coban Iti" de bir irk degildir, ama irklasdirilmistir) ile tum Anadolu'daki yerel varsilligi yok etmek, gayet sorumsuzca bir tavirdir. Anadolu'da yerli sigirlarin Holsteinlar lehine yok olma surecini, itlerde de gormeye basladik. Cozum, ozekci (merkezci) duzenlemelerle degil bolgesel duzenlemelerle, once o bolgenin insanlarinin dogrudan katilimi, sonra bilim adamlarinin katkilari ve en son olarak da devletin katkisiyla gelecek sonuclar ve gelismelerdir, cunku bu itler ne Ankara'da BMM'de, ne de merkez olarak saptanmis kasaba ve koylerde gelistirilip, korundu. Bu itlerin bugunku varmis olduklari ve bizim hayran olup saygi duydugumuz asama, surekli akiskanlik, cesitlilik ve acimasiz secim usullerine dayanir. Yoksa kagit ustunde yapilan duzenleme ve kararlarla bu itler, bu gidisle Avrupalilasirlar ve yok olurlar. Bunun dogrulugunu gormek icin Avrupa ve Amerika'daki Mastif, Pirene ve hatta Anadolu Coban Itlerinin durumunu irdelemek yeterli olur. Nasil denirse cevab su olur? Amerika'ya Avrupa'dan giden tum coban itleri en cok on nesilde omurlerini doldurduklari icin Amerika dikkatini Turkiye'ye cevirdi. Turkiye'deki secim usulunun orada uygulanmamasi sonucunda, dogan eniklerde cobanlik yapabilecek eniklerin sikligini dusurme asamasina girildi. Amerika'da, surekli olarak nitelikli Alman Kurdlari icin Almanya'dan ithal yoluna gidilmesinin de nedeni aynidir: secim. Oysa bugun Turkiye'de devlet eliyle itlerin niteligi yozlastirilmakta, bunun adina bilimsel uretim denilmektedir. Coban iti, sigir uretir gibi uretilemez. Simdiden Turkiye'de pekcok kisi, bu itlerde daha iri kafa, daha genis gogus, daha agir govde, renk gibi ozelliklere gore secim yapmaya baslamistir. It ciftlikleri de bu konuda basi cekecek gorunmektedir. Mizacin onemi yokolmaya baslamis, goruntu one cikmistir. Artik agirlik ve boylarla itler tarif edilmeye baslanmistir. Itler ne cesaret, ne sorumluluk ne zeka, ne de dayaniklilik olarak sinanmaktadirlar. Bu kisiler vakitlerini harcamaktadirlar. Kendilerini Mastiflendirerek vakit kaybini onleyebilirler.
Bugun Ukrayna, Rusya ve Turkmenistan'daki Alabaylarin ne gibi kati kistaslarla uretildiklerine dikkat ediniz.
Secim yapmanin zamani gelmistir. Ya manken uretililir podyumda gosteri icin, ya da korumaci uretilir er meydani (gercek bir coban iti icin er meydani ona meydan okunan her yerdir; bu ev ya da suru korumasi olabilecegi gibi, insan, hayvan ya da baska itlere karsi kendisini de korumak durumunda kaldigi her hangi bir yer ya da durumdur) icin. Kendisinde saygi uyandiramayan bir ite gosterilen sevgi degil, acimadir. Gelecek nesiller acima uzerine kurulsaydi, acaba bugun gurur duydugunuz bu itler bugunlere ulasabilirlermiydi?
Anadolu'da itler yozlastirildiktan sonra, Iran ve Afganistan'a gidilip degerli it aranacak zamanlar pek uzakta gorunmuyor.
Daha ayrintili cozumleri daha sonra ele almak umuduyla, simdili ayristirma ile yetiniyorum.
Sonuc olarak gercek Kangal, bilinmeyen bir zamanda baska bir yerden gelmis olabilmekle birlikte, en eski kayitlara Guney Dogu Anadolu ve Sivas ve guney batisinda rastlanmasindan oturu Anadolu kokenlidir.
Akbas batidan gelmis olabilecegi gibi, pekala Oguzlarla da Anadolu'ya gelmis olabilir. Akitlere, Iran'da rastlanabilecegi gibi, Afganistan ve Kirgizistan'da da rastlanmasi, Anadolu'daki Akitlerin Turkler oncesi ve sonrasi akitlerin karisimi oldugu soylenebilir, nevar ki en dogrusu, akitlerin Yoruk itlerinde kendini gosteren bir renk oldugudur. Ak renk, tum itlerde ortaya cikan caydirilamaz bir kalitsal ozelliktir. Yoruk itleri akindan karasina, bozundan alasina bir butundur ve Sivas dahil olmak uzere tum Anadolu'da gorulurler. Bu ifade Anadolu Coban Iti adinin benimsenmesi anlamina gelmez. Benimsenebilecek olan genel bir ad vermek niyetiyle, Anadolu ya da Turk Coban Itleri (cogul) olabilir. Cogul adlandirma, Anadolu genelindeki tum itlerin, bir kazanda corbalastirilmasi degil, ayriliklarin ve ozelliklerinin taninmasi anlamina gelir. Bu asamada itlere ilgili bolge insanlarinin katilimiyla, sehir ya da kasaba adindansa, bolgesel ya da islevsel adlar vermenin vakti gelmistir. Bu asamadan sonra Kangal adinin degistirlmesi sozkonusu olamamakla birlikte, Akbas icin yapilan hatadan donulmesi ve onun diger Yoruk iti renk ve donlarinin dislanmasina son verilerek, Yoruk itleri adi altinda toplanmasi icin henuz gec kalinmis sayilmaz.
Ek: Bu arada nicin "it"i "kopek"e yegledigimi belirteyim: Ilki Turkce'dir ikincisi ise Farsca'dir. Koylerde hala it kullanilir. Turkcesi dururken Farscasini kullanmak beni rahatsiz eden baska bir durumdur.
01/21/2004
|
|
|